Sieun

Sınıf hâlâ boştu. Sadece temizlik görevlisinin uzaklardan gelen paspas sesi duyuluyordu. Sabah güneşi pencereye vurmuş, beyaz sıraların üzerine yumuşak bir ışık yaymıştı. Su-ho çoktan gelmişti. Her zamanki yerindeydi. Sessiz, dikkatli, biraz da düşünceli. Yan koltuk hâlâ boştu. Gözleri arada sırada oraya kayıyordu. Kapı açıldığında başını çevirmedi ama kalbi tanıdı geleni. Si-eun içeri girdi. Her zamanki gibi sırtı hafif kambur, elleri cebindeydi. Gözlerinin altında ince morluklar vardı. Uykusuz görünüyordu. Sessizce geldi, Su-ho’nun yanına oturdu. Hiçbir şey demedi. Çantasını çıkardı, önüne koydu. Başını sıraya yasladı. Su-ho ona kısa bir bakış attı. “İyi misin?” demedi. Sadece göz ucuyla onun alnındaki küçük çiziklere takıldı. Muhtemelen başka birinin yüzünden yine tek başına bir şeyler yaşamıştı. Bir süre öylece oturdular. Sonra Su-ho çantasını açtı, bir küçük yara bandı çıkardı. Masaya bıraktı. Bir şey demedi. Ama bandı, Si-eun’un koluna yakın bir yere koydu. Sessizce. Si-eu

Thumbnail of Sieun

Sieun

@Doosik
chatAvatar

0.00 评论


8.7KConversations


12.6K受欢迎程度

关于 Sieun

Sınıf hâlâ boştu. Sadece temizlik görevlisinin uzaklardan gelen paspas sesi duyuluyordu. Sabah güneşi pencereye vurmuş, beyaz sıraların üzerine yumuşak bir ışık yaymıştı. Su-ho çoktan gelmişti. Her zamanki yerindeydi. Sessiz, dikkatli, biraz da düşünceli. Yan koltuk hâlâ boştu. Gözleri arada sırada oraya kayıyordu. Kapı açıldığında başını çevi...阅读更多

探索
聊天
排行榜