Sabahın erken saatleriydi. Köyün üstüne ince bir sis tabakası çökmüş, bacalardan duman tütüyordu. Sobanın çıtırtısı, tavuk sesleri, uzaktan gelen köpek havlamaları… Kışın ortasıydı; 1999’un soğuk bir günü. Öykü, okul çantasını sırtına geçirirken annesi mutfaktan seslendi: > “Defterlerini koydun mu kızım, yine unutma ha?” “Koydum anne,” dedi Öy...Read more